Kategori arşivi: Haberler

Okulda taciz skandalı

ADANA’da, kız öğrencisi G.B.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında Asliye Ceza Mahkemesi’nde 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan resim öğretmeni 47 yaşındaki İ.S., yasal değişiklikle suçun cezası 22.5 yıla çıkarıldığı için Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

Merkez Seyhan İlçesi’ndeki bir ilköğretim okulunun müdürü, 28 Mart 2012’de polisi telefonla arayıp, resim öğretmeni İ.S.’nin o tarihte 14 yaşında olan 8’inci sınıf öğrencisi G.B.’ye cinsel istismarda bulunduğunu ihbar etti. Polislerin evinde gözaltına aldığı İ.S., suçlamayı kabul etmedi. Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen öğretmen, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Bir süre tutuklu kalıp itiraz üzerine tahliye edilen İ.S. hakkında ’çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

YASA DEĞİŞİKLİĞİYLE İSTENEN CEZA ARTTI

Yargılama sürerken 18 Haziran 2014’te çocuklara yönelik cinsel istismar suçu cezalarını düzenleyen 5237 Sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde değişikliğe gidilerek 8 yıl olan ceza üst sınırı 15 yıla çıkarıldı. Yasal değişiklik üzerine 12 yıla kadar hapis cezası istenen İ.S.’nin ayrıca öğrencisine karşı bu suçu işlemesi nedeniyle yarı oranında artırılıp 22.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması gerektiğine hükmeden hakim, ceza fazlalaştığı ve yasa değişikliği ile lehyhte hüküm bulunup bulunmadığı gerekçesi ile dosyayı görevsizlik kararıyla Adana Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bu mahkeme de görevsizlik kararı verince, dosya ’görev uyuşmazlığı’ nedeniyle Yargıtay’a gönderildi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi, yasal düzenlemeyi de anımsatarak davanın Adana 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini kararlaştırdı. Tutuksuz sanık İ.S., önümüzdeki günlerde Adana 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanacak.

’İFTİRADA BULUNMUŞ’

Adana 11’inci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada İ.S., iftiraya uğradığını savunmuş, “Tüm sınıftan sene boyunca yapmış oldukları çalışmaları içerir ürün dosyasını belirlediğim tarihe kadar teslim etmelerini, teslim etmeyenlerin sınıfta kalacağını da söylemiştim. G.B. ile bazı tanıklık yapan öğrenciler zamanında teslim etmediler. O gün de G.B. resimlerinin hatalı olması sebebiyle benden yardım istedi. Sınıfın kapısı açıktı. Sınıfa girip çıkan öğrenciler vardı. Benim kesinlikle öğrencimi öperek cinsel tacizde bulunmam söz konusu değildir. Sanıyorum ürün dosyasını zamanında teslim etmediği için böyle bir iftirada bulunmuş. Diğer arkadaşları da buna destek çıkmış” demişti.

’KENDİSİNE DİRENDİM’

Sanıktan şikayetçi olduğunu aktaran mağdur öğrenci G.B. ise olayı şöyle anlattı:

“Teneffüs zili çalınca arkadaşlarım dışarı çıktı. Ben de çıkarken kolumdan tutup ’Sen kal resmini tamamla’ dedi. Beni bekleyen 2 arkadaşıma da ’Siz dışarı çıkın’ dedi. Resmime yardım etmek amacıyla benim arkamdan yaklaştı. Bir şeyler söyledikten sonra arkamdan iki eliyle belime sarıldı. Beni kendisine doğru döndürerek dudağımdan öpmek istedi. Ben direndim, kendisini ittim. Bu sırada beni öptü. Sesimi yükselttim, bağırmaya başladım. Sınıfın önünde beklemekte olan arkadaşlarım birbirlerinin üzerine çıkarak kapının üzerindeki pencereden bu durumu görmüşler. Ben kesinlikte iftira atmıyorum.

Kaynak: Vatan

Türk kadının geninde cadılık var

Işıl Reçber, eşi Rüştü ve yakın arkadaşları Kerem – Elif Gönlüm çiftiyle Amerika’da tatil yapıyor.

Birbirinden renkli tatil görüntülerini paylaşan Reçber, Beverly Hills’te gördüğü şatoyu çok beğendi ve önünde çektirdiği fotoğrafın altına Türk kadınıyla ilgili tartışma yaratacak şu açıklamayı yaptı:

Beverly’nin göbeğinde bir cadı yaşıyor dediler. ‘Hadi gidip tanışalım’ dedim. Korktu millet. ‘O bizden korksun’ dedim Türk kadınının hangisinde cadılık yok ki, az ya da çok… Genlerimizde var evelallah… Ben geldim birazdan kapısını çalacağım, kim sağ kim selamet görelim.”

Demirtaş AİHM’de açtığı davayı kaybetti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında Türkiye’de bir gazetede “Türk, işte karşında düşmanın” ifadelerinin yer aldığı bir makale yayımlanmasını “ifade özgürlüğü” saydı.

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, konu hakkında AİHM önünde Ankara’ya karşı açtığı “yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve ayrımcılık” davasını büyük ölçüde avukatlarının yaptığı hatalı savunma nedeniyle kaybetti.

Demirtaş hakkında 11 Ekim 2007 tarihinde Bolu’da yayımlanan “Bolu Express” adlı gazetede “Türk, işte karşında düşmanın” başıklı bir makale yayımlanmış, HDP eşbaşkanı tarafından bu makaleyi kaleme alan gazeteci hakkında “kine teşvik ve hakaret” temelinde soruşturma başlatılması için Bolu Savcılığı’na yapılan başvuru “makale basın ve ifade özgürlüğü kapsamına girdiği” gerekçesiyle reddedilmişti. Demirtaş bu karara Düzce Mahkemeleri önünde itiraz etmiş ancak Düzce Mahkemesi Bolu Savcılığı tarafından verilen kararı “doğru” bulmuştu.

2008 yılında Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin söz konusu makalenin “düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamına girmediğini” söylemiş, bunun üzerine Adalet Bakanlığı Düzce Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulması için Yargıtay’a başvurmuştu. Yargıtay, 30 Eylül 2009 tarihinde açıkladığı kararda, Bolu Savcılığı ve Düzce Mahkemesinin kararlarını haklı bulmuş ve Bakanlığın temyiz başvurusunu reddetmişti. Demirtaş tarafından 2009 yılında AİHM gündemine taşınan dava bugün sonuçlandı. Demirtaş, AİHM önünde Ankara’ya karşı şikayetinde, Bolu Savcılığı’na yaptığı şikayetin aksine, Bolu Express gazetesinde yayımlanan makaleyle “şahsının hedef gösterildiğini” savunmuş ve 1955’teki 6-7 Eylül olayları, 1978’de Kahramanmaraş’ta Alevilere yönelik katliam, 1993’te Sivas’ta öldürülen Aleviler ve Hrant Dink cinayetini örnek göstermişti. Türk hükümeti ise AİHM önünde yaptığı savunmada, Demirtaş’ın makale nedeniyle hiçbir fiziksel ve sözlü saldırıya uğramadığı tezini işledi. Ankara, Demirtaş’ın Bolu Savcılığı’na “korunma talebinde bulunmak için değil, makaleyi kaleme alan yazarın cezalandırılması için” başvuruduğunu savundu. Ankara buna karşılık, Demirtaş’ın başvurusunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “özel ve aile hayatının korunmasına” ilişkin 8’inci maddesi temelinde ele alınması gerektiği yönünde görüş belirtti. Türk hükümetinin bu tezlerine kısmen hak veren AİHM, Demirtaş’ın Bolu Savcılığı’na makalenin yazarının cezalandırılması için başvurduğunu hatırlatıp, ne ulusal mahkemeler ne de AİHM önünde, makale sonrası tehdit aldığına veya yaşamının tehlike altında olduğuna dair hiçbir kanıt sunamamış olmasını gerekçe gösterdi ve davacının yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti. Mahkeme, Demirtaş’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiği veya siyasi görüşleri nedeniyle kendisine ayrımcılık yapıldığına dair tezlerini ise incelemeye dahi gerek duymadı. Karar, davaya bakan 7 yargıçlı daire tarafından 1’e karşı 6 oyla alındı. Karara karşı tek oy, Bolu Express’te yayımlanan makaleyi “nefret söylemi” olarak tanımlayan Litvanyalı yargıç Egidijus Kuris’ten geldi. Yargıç Kuris, yayımladığı karşı görüşte, kararı 17 yargıçlı Büyük Daire önüne taşıması için Demirtaş’a çağrıda bulundu. Türk yargıç Işıl Karakaş ise, kararı “mevcut içtihat temelinde” onaylamakla birlikte, yayımladığı ayrı bir görüşle kararın Büyük Daire’ye gidebileceği sinyali verdi. Karakaş, davanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile yaşamını koruma maddesi temelinde incelenebileceği görüşünü de savundu. Demirtaş’ın karara Büyük Daire önünde olası bir itiraz için üç aylık süresi bulunuyor.

Kaynak: Vatan

Erdoğan’dan Avrupa’ya İkiyüzlülük Eleştirisi

Erdoğan, Mardin Midyat’ta mültecilerle birlikte iftar yaptı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Avrupa’nın mülteciler konusundaki tavrını eleştirerek, “Nerede insan hakları nerede mazlumun yanında olmak. Bu iki yüzlülük ortadan kalkmadığı sürece dünya barışı her zaman tehlikededir.” sözlerini söyledi.

“EVİNİZDEN UZAKTA GEÇİRDİĞİNİZ SON RAMAZAN OLMASINI DİLİYORUM”

Erdoğan, Mardin Midyat’taki geçici barınma merkezinde mültecilerle birlikte iftar yaptı. Erdoğan, daha sonra mültecilere seslendi. Konuşmasına, Ramazan ayının mübarek olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, “Ramazan ayı, evlerinize, yurtlarınıza kavuşmak için vesile olsun. Rabbim bizleri Ramazana ulaştırdığı gibi inşallah Ramazan Bayramı’na da bu şekilde kavuşuruz. Bu Ramazan’ın evinizden uzak geçirdiğiniz son Ramazan olmasını Allah’tan temenni ediyorum.

SİZLER BİZE BEREKET GETİRDİNİZ”

Sizler bizim için muhacirsiniz. Biz de ensar olarak muhacir kardeşlerimize Medine’deki aşkla şevkle ve heyecanla sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bizim kültürümüzde misafir berekettir, şereftir sevinçtir. Sizler bize bereket getirdiniz. Varlığınızla şeref verdiniz. Elbette bu misafirliğin başka şartlar altında gerçekleşmesin isterdik. Ancak Suriye ve Irak’ta yaşanan hadiseler böyle bir sonuç ortaya çıkardı.” dedi.

HİÇBİR MAZLUMU ZALİMİN PENÇESİNE TERK ETMEDİK”

Bölgede yaklaşık 5 yıldır devam eden hadiselerin herkesi derinden yaraladığını ve üzdüğünü belirten Erdoğan, “Bu süreçte biz kardeşlik hukukumuzun gereği olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmenin çabası içinde olduk. İmkanları bizimle mukayese edilemeyecek kadar çok olanların göze alamadığı şekilde kapılarımızı açık tuttuk, tutmaya devam ediyoruz. Hiçbir mağduru, mazlumu, zalimin pençesine terketmedik, terketmeyeceğiz.

İKİYÜZLÜLÜK ORTADAN KALKMADAĞI SÜRECE DÜNYA BARIŞI TEHLİKEDEDİR”

Türkiye’de şu anda 2 milyon mülteci olduğunun altını çizen Erdoğan, “Avrupa’nın tamamında bu sayı yüz bin bile değil. Avrupa bizden ekonomik olarak güçlü değil mi? Nerede insan hakları nerede mazlumun yanında olmak. Bu iki yüzlülük ortadan kalkmadığı sürece dünya barışı her zaman tehlikededir. Biz elimizdeki deki son ekmeğe kadar elimizdeki imkanları kardeşlerimizle bölüşmekten asla çekinmeyiz. Ama bu tüm insanlığın ortak sorunudur.

DEMOKRASİ KONUSNDA BATI’NIN SİCİLİ BOZULDU”

Batı başta olmak üzere tüm dünya Suriye’ye insani yardım, Mısır’da demokrasi konusunda sicilinin bozulduğunu bilmelidir. Biz Suriye’de ve Irak’ta sorunların barış yoluyla çözülmesi için samimi gayret sarfettik. Şam ve Beğdat yönetimlerine ikazlarımızı en başından yaptık. Aynı şekilde BM, NATO ve AB başta olmak üzere söz sahibi olduğumuz platformlarda bölgedeki gelişmelerin nereye uzanacağını anlattık.

DAEŞ KONUSUNDA YAPILAN YANLIŞLAR PYD KONUSUNDA TEKRARLANIYOR”

Maalesef önce Şam rejimi ardından DEAŞ konusunda yapılan yanlışlar bugün PYD konusunda tekrarlanıyor. Bölgenin tarihine, sosyolojisine uygun olmayan hiç bir çözümün hele dayatmaların bu coğrafyaya barış ve huzur getirmesi mümkün değildir. Biz bölgedeki herhangi bir etnik ve inanç durumunu değil, orada yaşayan herkesin hakkını hukukunu çözüm için çalışıyoruz. Etnik ve mezhebi dayatmalar daha çok kan akmasına ve acı yaşanmasına yolaçar.

Ankara’da belediye otobüsü devrildi

Başkentte Gölbaşı-Bezirhane hattında çalışan belediye otobüsünün devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Gölbaşı-Bezirhane hattında çalışan belediye otobüsü Bezirhane Mahallesi’nde virajı alamayarak dereye devrildi.

Kazada yolculardan biri olay yerinde, diğeri kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yaşamını yitirdi.

Yaralanan 16 kişi ise Gölbaşı ve Ankara’daki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Kaynak: AA

Kilis sınırında çatışmalar sürüyor

Öncüpınar Sınır Kapısı’nın karşısındaki Es Selame Sınır Kapısı ile Halep’in Azez ilçesini ele geçirmek isteyen IŞİD militanlarının, saldırısı sürüyor. Azez ve sınır kapısına doğudan saldıran IŞİD militanlarına, muhalif gruplar oluşturduğu Fetih Ordusu ile karşılık veriyor. Sınır hattındaki bazı noktada aralıklarla yaşanan çatışma ve patlamaların ardından yükselen dumanlar Türkiye tarafından görülüyor. IŞİD militanları çatışmaların ardından ele geçirdiği bazı köylere bayraklarını dikerken, çatışmaların sürmesi sınır hattındaki Kilis’te tedirginliğe yol açıyor. Kaçak geçişlerin önlenmesi için hendeklerin kazıldığı sınır hattında güvenlik güçleri ise zırhlı araçlarla önlemlerini üst seviyede tutuyor.

Kaynak: DHA